Karanlığın dalları dalıyor bedenimi
Kuzguni yapraklar yığılıyor üstüme
Gömülüyorum.
B u karabasanın altında bir aralıktan
Bakıyorum gökyüzüne
Rüzgarda ufalanmış bulutlar arasında ay
Yarım bir limon kabuğu
Birşeylerden kaçıyor acele ,
Derken bir sokakta buluyorum kendimi
Anadan doğma,
Dinar bandosu geçiyor önümden
Yıkık evlerin bacalarını çala çala
Ardında sakat çocuklar
Biri yanımdakini dürtüp beni gösterdi parmağıyla
Bende pis pis sırıttım,
Yanıma dostum köpek geldi prenses
Bu mahallenin muhtarı
Kapı kapı dolaşıyor yiyecek için
Bir bir dedikoduları yiyor
O anlattı Gocadağ 'la bulutların
Ağızdan çiftleştiklerini yalanarak
Bir fırtına koptu önceden biliyordum
İçimizden kararmasında
Ve hanımelinin altına sinmiş
Başladı medarsız bir medar yağmuru
Böylesi ömrümde Seylan'da
Bir motorla vapura yetişirken yemiştim
Kore'den dönüşte,bu da iki
Bademleri dutları hep götürdü
Beni kaptı kapamaca
Suların içinden giderken Abbas
Bir minareye uzattım elimi battı balçığa
Bir şarap şişesine uzandım boştu
Bu şiiri size boğulmadan önce yazdım
Kaygusuz Abdalca
Can Yücel